BEGINNER
ELEMENTARY
  •  
INTERMEDIATE
  •  
UPPER INTERMEDIATE
  •  
Ders Konuları

İşaret Zamirleri / Demonstratives (this, that)

İşaret zamirleri : This, that,  these, those kullanımı :

Yanımızdaki, bir objeyi veya kişiyi "this" kelimesi kullanarak tanıttığımızı, işaret ettiğimizi söylemiştik. Şimdi bu konuya daha detaylı girelim.

This is a telephone. Bu bir telefondur.
This is an orange. Bu bir portakaldır.

 

 

 

Gördüğünüz gibi, kullanımı çok basittir. Bildiğiniz gibi Türkçede
"bu", "şu" ve "o" tekil;
"bunlar", "şunlar" ve "onlar" çoğul işaret zamirleridir.

İngilizce  "şu" ve "o" kelimelerinin karşılığı sadece "that" kelimesidir.

this book this radio
that car that tree

 

 

 

This kelimesi çoğul halde these şekline dönüşür., That kelimesinin çoğulu olarak da those kullanılır.

these books

these radios

those cars

those trees

 

 

 

Tıpki önceki derslerde yaptığımız gibi, tekil zamirler için "is", çoğullar için "are" kullanılmalıdır.
Şimdi pratik örnekler ile bunları biraz pekiştirelim.

-What is this?

-What are these?

-This is a ball.

-They are lemons.

 

 

-What is that on the tree?

-Are those books?

 -It is a kite.

-No, they are magazines.

 

 

This is a university.

These are books.

That is a taxi.

Those are computers.

 

 

 

Daha önce öğrendiğimiz isim cümleleri ile aynı kurallar ile negatif veya soru haline getirebiliriz.
This is a pencil. This is a monkey.
-Is that a pencil? -Is that a tree?
-Yes, that is a pencil. -No, it's an antenna.
   
-Is that a dog? -What are these?
-No, it is a monkey. -They are lemons.
   
-Are those books? -Aren't those hats?
-No, they are magazines. -Yes, they are hats.

 

 

 

Dikkat ettiyseniz,

  • soruları sorarken işaret zamirlerini kullanırken, (this, that, these ve those),
  • cevapları verirken kişi zamirlerini (it, they) kullandık.

Cevaplarda da işaret zamirleri kullanılabilir, ancak kişi zamirlerini kullanmak daha doğru olur. İşaret zamirlerini günlük hayatta en çok diyalog esnasında, bir objeyi tanıtmamız istenince kullanırız.

 

 

 

Örnek olarak müşteri ile satıcı arasında geçen bir diyalog verelim:

Customer: Hello.
Salesman: Welcome to my shop.
Customer: What are those on that shelf? Are they Turkish story books?
Salesman: No, they are not. They are in French.
Customer: Oh, OK. Have you got any story books in Turkish?
Salesman: Yes, we have. These are our Turkish books.
Customer: Thank you.

 

Yukarıdaki diyaloğun içindeki "have you got" kelimesinin kattığı manayı anlayabildiniz mi?
Çok basit... "sahiplik" (var mı?) anlamı katıyor. Bu kavrama daha sonra detaylı olarak değineceğiz.

 

 

 

Hello. I am Aykut. I am 10 years old. And I'm a student in primary school.
This is my room. It isn't a big room. This is my desk and these are my pencils.
My bed is in the corner. Those are my toys and that is my clock on the wall.

Son Gelen Soru

ingilizce have fili yiyecek ve iceceklerde nasıl kullanılır Cevabı ve devamı için tıklayın >>