BEGINNER
ELEMENTARY
  •  
INTERMEDIATE
  •  
UPPER INTERMEDIATE
  •  
Ders Konuları

type 0 - type 1

Detaylı incelemeye, en rahat anlaşılacak bölüm olarak buradan başlayalım...

Bu başlık altında bahsedeceğimiz ifadeler için genel olarak ingilizce dilbilgisinde kullanılan "şimdiki zaman ve gelecekteki gerçek durumlar" diyebiliriz. Bu type'ın diğerlerinden en büyük farkı "gerçek" olmasıdır. İçinde bulunduğumuz zamanda henüz gerçekleşmemiş olsa bile gelecekte gerçekleşeceğini düşünmekteyizdir. Diğer type'ların verdiği ifadeler ya gerçekleşme ihtimali olmayan durumlar, ya da gerçekleşmiş olayın zıddı oluyor. Kısacası, bu yapılar, muhtemeli bildirir.

 

Örneklerimizi inceleyelim.

If you heat ice, it starts to melt.

Bu örneğimizde bahsedilen, genel geçer bir durumdur. Bu sebeple hem if clause içinde, hem de ana cümlecikte simple present tense kullanılmıştır. Burada bir ihtimal bildiriminden çok, sebep sonuç ilişkisi bulunmaktadır. Böyle durumlarda, "if" yerine "when" de kullanabiliriz.

When you heat ice, it starts to melt.

 

 

If he comes, call me.

Bu örneğimizde de yine simple present tense kullanılmış. İfade, bir ihtimalden bahsediyor. Ayrıca, ana cümlecik de imperative (emir cümlesi) olarak kullanılmış. Burada, ana cümleciğin gerçekleşebilmesi için, if clause ile verilen eylemin gerçekleşmesi ön şart olmuştur.

 

 

 

En sık kullanılan if clause, "(if) simple present  +  simple future" şeklindedir.

If I see her, I will tell her the story.

If he comes by, we will study together.

If it stops raining, we will go out for a walk.

Burada anlatılan, ana cümlecikteki eylemin gerçekleşebilmesi için, önce "if clause" ile verilen koşulun gerçekleşmesi gerektiğidir.

 

 

 

Ana cümlede de, if clause cümleciğinde de modallar kullanılabilir.

If you don't want to go on that business trip, you should tell your boss so.

If you don't study now, you might get a bad mark.

You can take my car if you know how to drive .

If you see him again, you must remember to take his address.

My father will call me if he is unable to take an appointment.

If I can complete this job today, I will start the next one.

 

 

 

"Should kullanarak, koşulun gerçekleşme ihtimalinin az olduğunu net olarak ifade etmiş oluruz.

If I get a second ticket, I will ask you to come with me.

If I should get a second ticket, I will ask you to come with me.

İkinci cümlede, biraz daha zayıf bir ihtimal söz konusudur.

 

 

 

Diğer present ve future tense leri de kullanabiliriz.

If they are using the highway, they will be arriving soon.

If you have already eaten, we should leave now.

If you have seen this movie, we can go to another one.

I will be very pleased if my son has been studying all morning.

If you have a 9:30 appointment, the doctor must be expecting you now.

If I am sitting in my room at the moment, I cannot be the person who has been in the bathroom for half an hour considering that I cannot be in two different places at the same time!

If I am correct, he will have already arrived by noon tomorrow.

 

 

If I see him, I will tell him to call you.

Bu örnekteki ifadeyi analiz edelim. "eğer onu görürsem, ona seni aramasını söyleyeceğim." Koşul bildiren ifade -eğer gerçekleşecekse- gelecekte gerçekleşecek. Ancak yine de future tense ile değil, present tense ile ifade etmeliyiz. Çünkü gelecekte gerçekleşecek koşullar için bile "If clause" cümleciği will veya won't (future tense) ile kurulmaz. Zaten, ana cümleciğin future tense 'de olmasının, cümlenin tamamına gelecek zaman ifadesi vermeye yeterli olduğunu görebiliyoruz.

 

 

 

Çok nadir olarak, if clause, past tense ile oluşturulabilir. Örneğin;

If he called me yesterday, my secretary haven't told me yet.
Şunu anlıyoruz. Dün aramış olma ihtimali var, ve eğer aramışsa, sekreterim bana henüz haber vermedi.

 

 

 

Unless, "if not" manasında kullanılır. "cümleleri bağlama" konusunda da bu tabirden bahsediyoruz. Unless kullanıldığı cümleye olumsuzluk manası katar. Bu nedenle olumsuz yapmak için "not" kelimesini kullanmamıza gerek kalmaz.

If you stay now, we will have dinner together.

If you don't stay now, we won't be able to have dinner together.

Unless you stay now, we won't be able to have dinner together.

Unless you go now, we will have dinner together.

 

 

 

 Pekiştirmek için, bazı örnekler de verelim:

Does ice melt if you heat it?

What will happen if you heat ice?

What should I do if he doesn't come?

If he doesn't study now, how will he get a good mark?

If you don't study now, do you think you will be able to get a good mark?

Do you think you will be able to get a good mark if you don't study now?

Do you think you will be able to get a good mark unless you study now?

You can't take my car if you don't know how to drive.

Will you come with me if I should get a second ticket?

Will you be pleased if your son has been studying all morning?

Son Gelen Soru

if evet if li cümlelerde gelecek zaman kullanılmaz ancak geniş zaman kullanılarak gelecek zaman kastedilir. yani burada if you pass the exam sınavı geçersen anlamındadır ve gelecek zamandır. Cevabı ve devamı için tıklayın >>