İngilizce Dersleri
Bu Proje Satılıktır. İletişim : [email protected]
BEGINNER
ELEMENTARY
  •  
INTERMEDIATE
  •  
UPPER INTERMEDIATE
  •  
Ders Konuları

Turkish Verbs

 


Bir mektup yazıyorum. I am writting a letter. Beer make-toop yah-zıyohroom
Bir mektup yazdım. I wrote (have written) a letter. Beer make-toop yahz-dım
Mektubunuza cevap veriyorum I am answering your letter. make-tooboo-nooz-a jay-vahpvay-ree-yahroom
Mektubunuza cevap verdim. I ( have ) answered your letter. Make-tooboo-nooz-a jay-vahpver-deem
Sizi bekliyorum. I am waiting for you. Seezy bay-clee-yohroom
Sizi saatlerce bekledim. I waited for you for hours. Seezy sah-aht-lahr-jahbay-clay-deem

 

 

The suffixes of the past tense of Turkish verbs are the same as those of the past tense of the verb "to be" (see 6th lesson), which are joined to the stem. These are "-dim, -din, -di, -dik, -diniz, -diler" (which of course, are subject to the rule of euphony).


To obtain the negative past tense, one has to put "-me" or "-ma" before the suffixes ("-medim, -medin" etc.) and join them to the stem.


The suffixes of the hearsay past tense (6th lesson) are : "-mişim, -mişsin, -miş, -mişiz, -mişsiniz, -mişler" (which as always, must adhere the euphony rule).


You will find below the conjugation of the past tense and between brackets, the "hearsay" past tense of verbs "etmek (to do) and "olmak" (to be)

 

 

 

Affirmative:
etmek olmak
I did (or I have done) I was (or I have been)
past hearsay past hearsay
ettim etmişim oldum olmuşum
ettin etmişsin oldun olmuşsun
etti etmiş oldu olmuş
ettik etmişiz olduk olmuşuz
ettiniz etmişsiniz oldunuz olmuşsunuz
ettiler etmişler oldular olmuşlar
 
 
 
Negative:
 
etmemek olmamak
I didn't do ( I haven't done ) I was not ( I haven't been )
past hearsay past hearsay
etmedim etmemişim olmadım olmamışım
etmedin etmemişsin olmadın olmamışsın
etmedi etmemiş olmadı olmamış
etmedik etmemişiz olmadık olmamışız
etmediniz etmemişsiniz olmadınız olmamışsınız
etmediler etmemişler olmadılar olmamışlar
 
 

 

 

The interrogative past tense is obtained by putting the particle "mi?" (or "mı?, mü?, mu?") after the affirmative form without joining:

 

 

 

 
okudunuz mu? did you read?
geldiler mi? did they come?
gördük mü? did we see?
 
 
kaybolmak to be lost; to disappear. cahyb-ohl mahk
Film film feelem
fena bad fay-nah
Uğramak to call at, to visit. ooğrah-mahk
dün yesterday dewn
Bütün all,whole bew-tewn
Anlatmak to tell, to relate ahn-laht-mahk
hakkımda on my account. hah-kım-dah
Gülmek to laugh gewl-make
Şey thing shay
Uzak far oozahk
uzaktan from a distance,afar  
tersine on the contrary ter-seenay
Şef master, principal shafe
Başka Other, Another bahsh-kah
İzin permission ee-zeen
Akşam üstü towards evening ahk-shahm ews tew
hangi? Which?, what? hahn-guy?
Bahsetmek To mention, to talk of. bahs-ate-make
kim? who? keem?
Bilet ticket be-late
 
 
 
Dün Paul bana geldi. Yesterday Paul come to me.
Beni evde buldu. He found me at home.
Bütün gün bende kaldık. We stayed the whole day at my place (at me).
Senden çok bahsettik. We talked a lot about you.
Hakkımda kötü şeyler söylediniz mi? Have you talked ill of me?
Tersine, çok iyi şeyler söyledik. On the contrary, we told very good things.
Başka ne yaptınız? What have you done besides that?
Akşam üstü sinemaya gittik. Towards evening we went to the cinema.
 

 

 

 

Below are the declension of the personal pronouns (see 4 th lesson).

 
Bana to me, at me beni me, I
bende by me, at my home senden of you
 
 
 
Hangi sinemaya gittiniz? Which cinema did you go?
Biletleri kim aldı? Who took the tickets?
İyi bir Film gördünüz mü? Did you see a good film?
Fena değildi; çok güldük. It was not bad (at all) ; we laughed a lot.
Henry'ye uğradınız mı? Did you call at Henry?
Evet,fakat onu bulamadık. Yes,but we didn't find him.
Onu sinemada uzaktan gördük. We saw him from distance in the cinema.
Dün işe gitmemiş. It seems he has not ben to his job yesterday.
Şefi ona izin vermiş. It seems he had the permission of his of his principal.
Paul bana yazmış fakat mektubu almadım. It seems that, Paul wrote to me, but I didn't get ( took ) the letter.
Mektup kaybolmuş. ( It seems taht ) the letter went astray.
 

 

 

Exercise 22. - Put the following sentences in the past tense.
 
Sinemaya gidiyoruz.
Pencereyi açıyor.
Şarap içmiyorum.
Derse başlıyoruz.
Derse devam ediyoruz.
Kitabı okumuyorum.
Yalan söylemiyorsunuz.
 
 
Exercise 23. - Write the sentences of exercise 22 in the "hearsay" past tense.

 

 

 

 

 
The interrogative pronouns : "kim?, hangi?, hangisi?"

Kim? who? Kim geldi? Who came? plural: kimler?
Hangi? what?, which? Hangi kitap? Which book? plural: hangi...ler?
Hangisi? which one? Hangisi beyazdır? Which one is white? plural : hangileri?
 
 
 
 
 
 
In the declension, "hangi" becomes "hangisi".
 
 
Nom : kim? -ler? hangi-si? - ler?
Acc : kim-i? -leri? hangi-sini? - leri?
Gen : kim-in? -lerin? hangi-sinin? - lerin?
Dat kim-e? -lere? hangi-sine? - lere?
Loc kim-de? -lerde? hangi-sinde? - lerde?
Abl. kim-den? -lerden? hangi-sinden? - lerden?
 

 

 

 

 
The past continuous tense of Turkish verbs is obtained by adding to the 3 rd person singular of the present tense (see 16 th lesson) the suffixes of the past tense ( ee lessons 6 and 19). Model of the perfect tense:
 
Verb "okumak" (to read : the 3 rd person singular of the present tense being
okuyor, the past continuous tense will thus be conjugated as follows.
 
Okuyor-dum I was reading
okuyor-dun you were reading
okuyor-du he,she,was reading
okuyor-duk we, were reading
okuyor-dunuz you wew reading
okuyor-dular they were reading
 

 

Son Gelen Soru

though-through Though I wash the car every day, it is not clean- arabayı her gün yıkamama rağmen temiz değil.- bağlaç olarak -e rağmen anlamında. We passed through a small town while we were travelling. seyahat ederken küçük bir kasabadan geçtik.-through edat olarak kullanılmış Cevabı ve devamı için tıklayın >>