Ders Konuları

be able to

Be able to ile becerilerin ifadesi , yetenek bildirme :

İngilizce dilbilgisinde, bu modal öğesini de becerilerden bahsetmek için kullanırız. Bu kullanımı, "can" modalına oldukça benzemektedir.

He is able to drive a car.

He can drive a car.

They are able to climb high mountains.

They can climb high mountains.

 

 

 

Kullanımdaki fark, hemen dikkatinizi çekmiş olmalı... Bu öğeyi kullanırken her zaman "be" yardımcı fiili de kullanılmalıdır. Yardımcı fiili özneye göre seçeriz.

I am able to play the piano.
You are able to swim.

 

 

 

Olumsuz halde, tıpkı isim cümlesindeki gibi "not" kelimesini "be" yardımcı fiiline ekleriz.
Dogs are not able to climb trees.

 

 

 

Soru halinde ise, sadece yardımcı fiil başa alınır.
Are you able to reach that high shelf?

 

 

 

"Able to", farklı tense'ler ile de kullanılabilir.
I was able to use a computer when I was 8.
He was able to read at the age of 6.
I am taking swimming lessons. I will be able to swim soon.

 

 

 

"Able to" öğesinin en büyük özelliği, diğer modallar ile beraber kullanılabilmesidir.

I may be able to help you after school.
He should be able to start his own company now.
We would have been able to complete the race if the tire hadn't punctured.
He might have been able to complete the task on time.

 

 

 

Able to kullanımı can den ne yönde farklıdır?

Can, could, be able to" çoğunlukla birbiri yerine kullanılsa da, aslında anlamlar arasında ince bir nüans da vardır. Present tense'de "can" kullanılması, kulağa tek başına (diğer modallar ile kullanmadan) "be able to" kullanmaktan daha doğru ve alışılmış gelir.

 Ayrıca can "yapabilmek" anlamı katarken, be able to daha çok "başarmak, başarabilmek" gibi bir anlam katar.

 

Bu fark, geçmiş zaman ile ilgili kullanımda daha belirgindir.

 

They tried very hard and they were able to win the race.
Burada could kullanmak uygun değildir. Çünkü "başarmak" manası bulunuyor.

 

 

 

Could ifadesinin past ability için kullanımı "used to be able to" gibi bir anlam katar. Yani geçmişte yapılabilen eylemin şu anda yapılamadığı anlamı da eklenmiş olur.
I could climb trees when I was younger.
I can't climb now.