Ders Konuları

should, ought to

Should kullanımı :

He should call Susan soon.
I don't feel very good.
I should see a doctor.
It is getting late.
The kids should go to bed.

Önerilerde should :

"Should" sözcüğünü "must" modal'ının birazcık yumuşatılmış hali olarak düşünebiliriz. Cümleye "this is a good idea" veya "this is important" gibi bir mana katar. Kesin olmayan yükümlülüklerden bahsetmek veya tavsiye vermek için kullanabiliriz.

If you have a headache, you should take an aspirin.
He is always getting an average grade. He should study harder.
It is a bit windy today. Should I wear a coat?
You shouldn't leave any food on your plate.
They shouldn't act like a child.

 

-I can't understand this subject very well, What should I do?

-You should ask for help. Or, you should have asked your teacher for help.  (past)

 

 

 

Maybe kullanımı :

İngilizce konuşma dilinde anlamı biraz daha yumuşatmak için "maybe" kullanılır.

It is getting late. Maybe you should stop watching TV and go to bed.

 

 

 

Olumsuz ve soru hali, diğer modallar gibidir.

We shouldn't disturb them. They're studying.
Should I call you later?
Shouldn't you be at work?
What should I do after I graduate?

 

 

 

 Bu modal'ı da mantıksal çıkarım ve tahmin gibi durumlarda kullanabiliriz. İfade kuvvetli olmakla beraber, must'dan hafif olacaktır. 

He studied very hard for this test. He should get a good grade.
The players of the match should be very tired now.
He left twenty five minutes ago. He should have reached the station by now.

 

 

 

 "Ought to" da "should" ile aynı manada kullanılan bir modaldır. Günlük hayatta genellikle should tercih edildiğinden, çok fazla rastlamayız.  

I ought to call my mother.
They ought to stop for a rest soon.

The teacher ought to have given them a test last week.(past)

 

 

 

Olumsuz halde de pek kullanılmaz. Kullanılmak istendiğinde "ought not" veya "oughtn't" olarak kullanılmalı ve "to" kullanılmamalıdır. Olumsuz hali o kadar seyrek kullanılır ki, "to" kullanılmaması gerektiği pek bilinmez, hatta bu sebeple kullanılabileceği bile söylenir.
We oughtn't leave the house until my parents arrive.

 

 

 

Perfect halde, geçmiş zaman ile kullanılabilir.
You should have read the instructions more carefully.
You ought to have read the instructions more carefully.

 

It shouldn't have taken that long to type a page.
It oughtn't have taken that long to type a page.

Should I have brought a gift along?