BEGINNER
  •  
ELEMENTARY
  •  
INTERMEDIATE
  •  
UPPER INTERMEDIATE
Ders Konuları

Şart İfadeleri / Expressions of Condition

Şimdi öğreneceğimiz şart ifadelerinden biri, ingilizce hem konuşma, hem de yazı dilinde en sık kullanılan  "if clause"dur. Bu konuyu ve farklı kullanımlarını detaylı olarak işleyeceğiz.

If you feel hot, turn on the air condition.

Can you pick me up if I can't find a bus?
phrasal verb: pick (sb.) up: birisini araba ile "almak"

Gördüğünüz gibi, cümleye bir olasılık ekliyor.

 

 

 

"If clause"dan başka, "whether or not", "even if", "in case", "unless", "provided(that)" gibi birbirleri arasında küçük mana farklılıkları da olan başka şart ifadeleri de vardır.

 

 

 

whether or not, even if

"Whether or not" hem beklenen, hem beklenmedik sonucu beraber verir.

I'm taking a coat whether or not it's raining.

I'm taking a coat whether it's raining or not.

Koşul olumsuz da olsa (It's raining), olumlu da olsa (It's not raining) aynı eylemin yapılacağı (taking a coat) manası çıkar. "Or not" kısmı, whether dan hemen sonra gelebileceği gibi, clause un sonunda da gelebilir. Ayrıca günlük hayatta "whether" yerine if kullanıldığına da rastlanır; ancak bu, doğru bir kullanım değildir.

 

 

 

"Even if"; "whether or not" ile hemen hemen aynı manayı katıyor, ancak ufak bir nüansla...

 

 

"Even if", ile kurulacak cümlede beklenmeyen durum söylenir. Anlam olarak da, "beklenmedik durum gerçekleşse bile düşünülen eylem yapılacaktır." Yani, beklenmedik durum üzerinde daha fazla vurgu vardır.

I'll go out tonight whether or not I finish my project.

I'll go out tonight even if I don't finish my project.

 

Even if you don't allow me, I am still going to that party.

 

 

 

Bu iki yöntem, çoğunukla gelecek zamanı işaret eder. Tabiki her zaman değil...

He left school whether or not his father had approved.

He left school even if his father hadn't approved.

 

 

 

in case, in the event

Bu ifadeler, gerçekleşme ihtimali küçük olan şartlardan bahseder.
I should write your phone number down in case (that) I need to call you.
phrasal verb: write (sth.) down: to take note

In the event that you want to call me, here is my phone number.

In case she needs any help, she will call me.

In the event that she needs any help, she will call me.

 

 

 

"In the event" daha formal bir ifadedir; özellikle "should" ile kullanıldığında...

In the event (that) she (should) need any help, she will call me.

In case (that) there is an emergency, call the police.

 

In case of an emergency, call the police.

In the event of an emergency, call the police.

Daha önce "because of" kullanımında karşılaştığımız gibi, bu bağlaçlar da "of" ile kullanılınca preposition olurlar. Çünkü ardlarından bir isim gelmelidir.

 

 

 

unless

"Unless", mana olarak "if" ifadesinin olumsuzu gibidir. Şart olarak belirtilen eylem "gerçekleşmedikçe" anlamı kazandırır. Şart ifadesinde, mana olarak bir olumsuzluktan bahsedilir. Bu olumsuzluk "gerçekleşmedikçe" istenilen eylem yapılacaktır.

We won't be going to the park if it doesn't stop raining.

We won't be going to the park unless it stops raining.

I don't want to leave the house today unless I have to.

The little boy will be in trouble unless he apologises.

We will be back home early unless there is a problem.

 

 

 

Bu kavrama koşul bildiren cümleler konusunda tekrar değinceğiz.

Unless kullanacağımıza, İnşallah diyebiliriz :)

 

 

 

only if

Bu kalıp, "tek şart ile" veya "sadece" manasını verir. If ile hemen hemen aynı olmakla birlikte, biraz daha kuvvetli şart ifadesi sağlar.

The soldiers will attack only if the commander orders them to attack.

I can lend you some money only if you promise to return it in a week.

His mother lets him play his computer game only if he eats the vegetables in his plate.

 

 

 

"Only if" ile kurulmuş cümlecik cümlenin başına alınacaksa, ikinci cümlecikte "inversion" yapmalıyız. Yani soru cümlelerinde uyguladığımız gibi, yüklem ile öznenin yerini değiştirip, gerekirse de yardımcı fiil ekleriz.

Only if the commander orders them to attack, will the soldiers attack.

Only if he eats the vegetables in his plate, does his mother let him play his computer game.

Böylece vurgulu bir ifade sağlamış oluruz.

 

 

 

provided(that), providing(that)

Bu ifadeler birbirinin yerine kullanılabilir. Arada fark yoktur. Mana olarak da, "only if" gibidir. Eylemi, tek koşula bağlarlar.

You are allowed to drive a car provided that you own a driving licence.

You are even allowed to fly an airplane providing that you own a flying licence.

Provided that you have a student visa, you can get a part time job.

 

 

 

otherwise

"Otherwise" sözcüğü de bir transition sözcüğüdür. İki farklı cümleyi sadece mana olarak bağlar. Bu nedenle cümlelerin arasında virgül kullanılmaz.

I need to leave home at 8:10 in the morning. Otherwise I will be late for work.
Mana olarak, "or else" kullanımı ile çok benzerdir.

 

 

 

Elimizden geldiğince, en sık rastlanan bağlayıcıları sizlere tanıtmaya; örneklerle, cümle içindeki kullanımlarını ve özel durumlarını göstermeye çalıştık. İngilizcenizi kullandıkça, bu ifadelerin aslında ne kadar sık kullanıldığını ve ne kadar kolay olduklarını göreceksiniz. Bütün konuya özet de olması için, öğrendiklerimizi bir tabloda toplayalım...