BEGINNER
  •  
ELEMENTARY
  •  
INTERMEDIATE
  •  
UPPER INTERMEDIATE
Ders Konuları

Sebep-Sonuç İfadeleri / Expressions of Cause-Effect

Adverbial clause içinde en sık rastladığımız zaman ifadelerini örneklerle anlatmaya çalıştık. Şimdi sırada sebep-sonuç ilişkisi kuran ifadeler...

 

 

 

because

I couldn't go to sleep because there was a lot of noise coming from the next door.

Because it haven't rained much this year, the grass has turned yellow.

 

 

 

İngilizce cümlelerin anlamlarına sebep sonuç ilişkisi katmak için kullanılan bir diğer yöntem de "because of" veya "due to" kullanımıdır. Ancak bunların kullanımı, biraz farklıdır. Preposition görevindedirler. Arkalarından bir "independent clause" değil, isim gelmelidir.

Because of the rain, I took an umbrella.

Due to the rain, I took an umbrella.

I took an umbrella because of the rain.

I took an umbrella due to the rain.

Because it was raining, I took an umbrella.

Due to the fact that it was raining, I took an umbrella.
"Due to the fact that" formal kullanımda sık rastlanan bir kalıptır.

 

 

 

Bunlardan başka, "in addition to" ile "besides" kelimelerini de preposition görevinde, arkalarından bir isim gelecek şekilde kullanırız.

In addition to grammar, I studied maths today.

In addition to studying grammar today, I read a few stories.

Besides studying grammar today, I read a few stories.

 

 

 

since, as

Daha önce bu sözcükleri hep zaman belirteci olarak kullanmıştık. Burada ise because ile aynı manada kullanılıyorlar.
Since I don't know how to cook, I have to eat out or order in.
Eat out: eat in a restaurant, not at home Order in: order from restaurants so that they would deliver the meal to you.
As he doesn't know how to drive, he takes a bus to work everyday.

 

 

 

now that

Bu ifadeyi "because now" gibi düşünmeliyiz. Esas olarak sebep-sonuç ilişkisi kurduğu gibi, az da olsa şimdiki vakit manası da katıyor.

Now that I am 18, I can finally get a driving licence.

 

 

 

as long as, so long as

Bu ifade de sebep-sonuç ilişkisinin yanında vakit manası katıyor.

As long as you don't have any homework, we can go to a picnic.

You can teach me so(as) long as you know about the subject.